Genel Başkanımız Gültekin Uysal, İstanbul Çekmeköy’de CHP'li adayın partimize ve adayımız Hüseyin Avni Sipahi'ye yönelik ithamlarına çok sert cevap verdi
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, İstanbul Çekmeköy’de CHP'li adayın partimize ve adayımız Hüseyin Avni Sipahi'ye yönelik ithamlarına çok sert cevap verdi
29 Mart 2019 Cuma

“Sefalet noktasına düşüp seçimin çıtasını düşürmeye gerek yok”

“Çekmeköy'ümüzdeki hakikat, Hüseyin Avni Sipahi gerçeğidir”

 

(DP Basın Merkezi – 28 Mart 2019) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, İstanbul Çekmeköy’de basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

 

Seçim çalışmaları kapsamında İstanbul’a giden Genel Başkanımız, Çekmeköy Belediye Başkan Adayımız Hüseyin Avni Sipahi’ye destek vermek amacıyla ilçe başkanlığımızda basın mensupları ve partililerimizle bir araya geldi.

 

Toplantıda konuşan Genel Başkanımız Gültekin Uysal, CHP'li adayın partimize ve adayımız Hüseyin Avni Sipahi'ye yönelik ithamlarına çok sert cevap verdi.

 

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Uysal, şöyle konuştu:

 

“Siyasetin meşru sınırlarını aşmamak gerek”

 

“Siyasi rekabet içerisinde bir sınıra kadar bazı şeyler kabul edilebilir ama sokakta vatandaşa dokunamayan, oturduğu yerden siyaset yapacağını zannedenlere karşı ev ev, hane hane, mahalle mahalle verilen bir emek var. İstediklerini yapsınlar, istedikleri kadar engeller koysunlar. Netice itibarı ile milletimiz pek çok engeli yıka yıka gelmiştir. Yeter ki inandığı insanlar, onun kendisine emanet ettiği iradenin sahibi olsun. Bunları her zaman ispat etmiştir.

 

Çekmeköy'ümüzde de ben Hüseyin Avni Sipahi başkanımızın şahsında bunu Çekmeköy'ümüzün ispat edeceği kanaatindeyim. Burada oluşan, kendisiyle beraber mücadele eden başta belediye meclis üyesi adaylarımız, ilçe teşkilatımız, gönül veren pek çok isimsiz kahramanlar vardır bu tür mücadelelerin içerisinde. Ben o açıdan kendilerine, bu mücadeleye emek koyan herkese müteşekkir olduğumu ifade etmek isterim.

 

 

Hem geçmiş hizmet referansı, hem uzun dönem siyaset içerisinde birçok vazife yapmış kimliğiyle başkanımız Hüseyin Avni Sipahi Bey'e, koyduğu irade dolayısıyla hem kendi adıma, hem partim adına müteşekkir olduğumu ifade etmek isterim.

 

“Çekmeköy'ümüzdeki hakikat, Hüseyin Avni Sipahi gerçeğidir”

 

Çekmeköy'ü bambaşka bir mercekle takip ediyoruz. Bu bir yerel seçim, herkes kendi tezlerini, argümanlarını paylaşacaktır. Ancak siyasetin meşru sınırlarını da aşmamak gerektiği kanaatindeyim. Buralarda birtakım istifhamlara, zihinlerde soru işaretleri oluşturmak üzere hurafe ve safsata üreterek seçimlerde başarılı olacağına inanan adaylar ve yöneticiler olabilir. Ama bu memlekette artık herkes, hakikatin bir güneş gibi olduğu ve gözlerini kapatsalar da o hakikatin gözlerine süzüldüğünü görecekler.

 

İşte Çekmeköy'ümüzdeki hakikat, Hüseyin Avni Sipahi gerçeğidir.

 

Yerel yönetimlerin değişen kimliği içerisinde İstanbul’umuz da çok önemli bir payda, çok önemli bir şehrimiz. Burada da sadece yerel hizmetler değil ama belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, yerel yönetimler bulundukları mahalde her manada önerlik yapacak, bir vizyon ortaya koyacak kişiler olması gerekir.

 

“Oturdukları yerden, "seçim kazandık" diyerek toplumun önünde yürümek kolay”

 

Bir defa değerli başkanımızın emeğine burada insanlar saygı duyacak. Herkes, arkadaşlarımızın verdiği emeğe saygı duyacak. Türkiye'yi iki kutupluluğa mahkum edip, kolay siyaset dediğimiz bu noktada oturdukları yerden, "seçim kazandık" diyerek toplumun önünde yürümek kolay. Hadi buyurun. O alışageldiğimiz siyasi tahterevalli oyunu Çekmeköy'de bozulunca, üzülerek görüyorum. Herkes kendini anlatsın. Olgun insanlar, olgun siyasetçiler, söyleyecek sözü olanlar başkasına referans vererek değil kendisini anlatarak, kendi sözünü değerli kılarak, sözünü yükselterek kendi varlığını ortaya koyabilir. Bu açılardan bakınca biz, değerli başkanımız Hüseyin Avni Sipahi'ye sonuna kadar inanıyor ve güveniyoruz.

 

“Söyleyecek sözü olanlar varsa çıksın meydanlara”

 

Bizim siyasetimizin en temel sözü; biz ne bir partinin kazandıranı, ne de bir diğer partinin kaybettireni değiliz. Biz kendi mücadelemize bakıyoruz. Orantısız bir takım güç müdahalelerine rağmen eğer sokakta varsanız, eğer gönüllerde varsanız, eğer insanımıza dokunmuşsanız, bizim insanımız kadirşinastır, bir selamınızı, boyun büküşünüzü, onun en zor anında yanında oluşunuzu, bütün bunların kıymetini bilir. O açıdan burada verilen bu emeklerle beraber Allah'ın izniyle Çekmeköy'ümüzde bunu zaferle neticelendireceğimiz kanaatindeyim. O nedenle biz kendi mücadelemize bakıyoruz.

 

Hele hele çok çirkin bir takım ifadelerle, birtakım siyasi partilerden sanki talimat almışız da burada bir aday çıkarıyormuşuz gibi bir ithamı hiçbir şekilde kabul etmem. Bu ne akıllara sığar, ne vicdanlara sığar.

 

Biz başkanımıza güveniyoruz. Söyleyecek sözü olanlar varsa başkanlarına güvensin, çıksın meydanlara.”

 

“Sefalet noktasına düşüp seçimin çıtasını düşürmeye gerek yok”

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, sorulan bir soru üzerine başka bir partiden milletvekili olduğu yönündeki eleştirilere de açıklık getirdi:

 

“Birinci derecede aday olmuş biri Türkiye'deki seçim süreçlerinin nasıl işlediğini bilmiyorsa, ona benim diyecek çok fazla bir şeyim olmaz. O sefillik olur.

 

Türkiye'de değişen bir siyasi iklim vardı. Biz geçen sefer Millet İttifakı içerisinde CHP, İYİ Parti, SP ve DP olarak işbirliği içerisinde girdik. Seçim işbirliklerinde aynı ittifak içerisinde ister ortak bir liste hazırlarsınız, ister kendiniz liste koyarsınız. Biz de oluşan siyasi iklim, o günün şartları dolayısıyla ve Türkiye'de derinden bir nefes aldırmak adına İYİ Parti'yle birlikte girdik.

 

“Kendi parti ismimizle, Demokrat Parti Milletvekili olarak görev yapıyoruz”

 

Kimliklerimizi koruyarak Demokrat Parti Genel Başkanı sıfatımla, böyle bir işbirliği içerisinde milletvekili adayı idim. Ne partimden istifa ettim ne başka bir partiden milletvekili seçildim. Biz sadece bu ittifak içerisinde kendi parti ismimizle, Demokrat Parti milletvekili olarak görev yapıyoruz.

 

O açıdan, düşük profilli birtakım argümanlarla, söyleyecek söz kalmayınca karşıya da bir şey söyleyelim saikiyle birtakım sözleri ben de basında gördüm. CHP adayına tavsiyem, bizi de bilmeyen biri değildir, bu seçim süreci içerisinde başka başka işler yapmak istediler, onları ben söylemek istemem, Allah selamet versin, sefalet noktasına düşüp seçimin çıtasını düşürmeye gerek yok.

 

Başkanımız burada. Çekmeköy'de ben yarışmıyorum, başkanımız yarışıyor. Milletimiz bir elini vicdanına koyacak, bir eliyle de belindeki kantarıyla tartacak. Anlamsız birtakım işleri konuşurken büyüklerine danışsın, öyle konuşsun.

 

“Siyasi partilerin vazifesi milletin önünde hakiki tercihler oluşturmaktır”

 

Biz, inanmadıklarımızı hiç söylemedik. Pozitif bir siyaset yapmaya çalışıyoruz. Başkasını karalayarak, başkası üzerinden referans vererek değil, hakim siyasi anlayışımızla, adaylarımızın mücadelesi bu istikamettedir. Siyasi partilerin vazifesi zorunlu tercihler değil milletin önünde hakiki tercihler oluşturmaktır. Milletin önündeki tercihleri alternatifleri çoğaltmaktır. Bunu Çekmeköy’de başardığımız kanaatindeyim.

 

Bütün gayretimiz, çabamız, bu sıkışmışlığın içerisinden bir onurlu çıkış ortaya koyalım, bu onurlu çıkış için insanlarımızın eline bir imkan verelim. Hep bunun mücadelesini verdik. Bu seçimler içerisinde de böyle olacaktır. Zaman zaman genel seçimler, zaman zaman yerel seçimler başka hüviyetleriyle siyasetin genel ölçüleri, parametreleri, öncelikli meseleleri üzerinden onlar da konuşulur. Bu seçimde de konuşuluyor.

 

Ama üzüntüm şu, Türkiye'de siyaseti biraz daha makul çoğunluğun sesini ve sözünü yükseltecek zeminde yürütmek lazım. İnsanlarımızın değişen beklentileri var. Bir yanda derinden işleyen problemleri var.

 

Bütün bu problemlere bu çerçevede siyasetin çözüm üretmesi gerekir. Eğer siyaset tıkanırsa bu gaz bir yerde birikir ve netice itibariyle bir toplumsal patlamaya dönüşür. Ben o açıdan, iki kutuplu siyasete milleti mahkum hale getirenlere karşı, "Mahkum değilsin" diyoruz. "Mahkum değilsin Türkiye’m" diyoruz ve kadim bir sloganımız var, "Yeter, söz milletin" diyoruz. İnşallah Çekmeköy'ümüzde de değerli başkanımız yeniden bu sloganı kullandı. "Yeter söz Çekmeköy'ün" diyoruz.”

 

Sipahi: “Bölen değil, herkesi kucaklayacak bir adayım”

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal'ın ziyaretiyle ilgili değerlendirmede bulunan Çekmeköy Belediye Başkan Adayımız Hüseyin Avni Sipahi ise şunları söyledi:

 

"Buradan şunu duyurmak istiyorum ki; ne kadar baskı yaparsanız yapın, halkın karşısında set çekilmeye çalışılsa da başarısız olacaklar.

 

İnanıyorum ki 31 Mart'ta insanlar yerel hürriyetlerini, kimliklerini kazanmak üzere bir yöneliş yapacaklar. Bunu da tekrar gösterecekler. Alanlarda zaten bu mevcut. Bugün de Çekmeköy'le ilgili düşüncelerimizi anlatmak üzere basın yolumuzun kesilmesini kınıyorum.

 

Bugünkü birliktelikte Genel Başkanımız bizim hiç kimsenin adayı olmadığımızı, Demokrat Parti'nin adayı olarak, bölen değil, herkesi kucaklayacak bir aday olduğumu tekrar tekrar anlattı. Biz de sayın Genel Başkanımıza ve milletimize layık olmak için gece gündüz durmadan çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz.”

 

 


Kaynak ( DP )