True
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, iftar için gittiği Bursa’da düzenlediği basın toplantısında konuştu
1 Haziran 2019 Cumartesi

“Ne bir siyasi partinin kazandıranı ne de bir siyasi partinin kaybettireni olmayacağımızı 31 Mart yerel seçim sürecinde defaten ifade ettik. Bu maksatla Demokrat Parti olarak hiçbir siyasi partiye taraf değiliz”

 

(DP Basın Merkezi – 30 Mayıs 2019) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Bursa il başkanlığımızda düzenlenen basın toplantısının ardından partililerimizle iftar yemeğinde buluştu. Bursa İl Başkanlığımız tarafından düzenlenen iftara partililerimiz yoğun katılım gösterdi.

 

Kültürpark'ta gerçekleşen İftar yemeğine, Genel Başkanımızın yanı sıra Genel Başkan Yardımcılarımız Serdar Eriş, Ahmet Okur, Murat Aydoğdu,  İl Başkanımız Çağrı Kaplan, eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda partilimiz katıldı.

 

 

Bursa İl Başkanlığımızda düzenlenen basın toplantısında, geride bıraktığımız 31 Mart seçimlerini ve 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul seçimlerini de değerlendiren Genel Başkanımız Uysal, önemli açıklamalarda bulundu.

 

“Problemlerimizi demokratik ortamlara aktarmakta zorlanıyoruz”

 

“31 Mart seçimlerinin ardından YSK’nın İstanbul’daki seçimlerin tekrarı hakkında kararı var. Türkiye’nin çok can alıcı sorunları var. Ülkede iç ve dış sorunları başta olmak üzere sürdürülemez iktisadi tercihleriyle beraber vatandaşlarımızın bireysel olarak da önemli maliyetlerle karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Problemlerimizi demokratik ortamlara aktarmakta ne kadar zorlandığımız ortada.

 

“Bu sistemin Türkiye’ye ürettiği maliyet çift haneli işsizliktir, faizdir, enflasyondur”

 

16 Nisan referandumuyla beraber Türkiye’de hem seçim süreçleri ve maliyetleri hem de siyasi iklim pek çok cepheden bakıldığında değişmiştir.  Türkiye’nin daha fazla hukuka, adalete, demokrasiye ihtiyacı varken kuvvetler ayrılığı prensibinden bağımsız, bir kişinin şahsında tüm kuvvetleri toplama gayretiyle milletimize dayatılan ve Türkiye’ye özgü olduğu iddia edilen bu sistemin Türkiye’ye ürettiği maliyet çift haneli işsizliktir, çift haneli faizdir, çift haneli enflasyondur.

 

“Her bir yanlışa dur demek mecburiyetindeyiz”

 

Siyasette en temel şey demokrasiyle, sandıkla bağınızdır. Maalesef YSK’nın 6 Mayıs itibariyle aldığı bu kararın önemli bir maliyet çıkartacağı da ortadadır. Her daim adalet, her daim demokrasi demiş bir fikrin sahipleri olarak bizler kimden ve nereden gelirse gelsin emekler vererek, şehitler vererek inşa ettiğimiz Türk demokrasisinin yıkılması noktasındaki her bir yanlışa dur demek mecburiyetindeyiz.

 

“27 Mayıs bir şer kapısını aralamıştır”

 

Dün 27 Mayıs darbesinin yıldönümü dolaysıyla İstanbul’daki Anıtmezardaydık. Türkiye’nin daha fazla acı tecrübeler yaşamaması, bu tecrübelerin ışığında ekmeğimiz aşımızdır dediğimiz demokrasinin kıymetinin bilinmesi ve 82 milyonluk nüfusuyla dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline getirmemiz gereken bu güzel ülkenin çeşitli meydan okumalarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz.

 

 

27 Mayıs bir şer kapısını aralamıştır. Türkiye Yassıada mahkemeleri adı altında düzmece mahkemelerle demokratların şahsiyetinde aziz Türk milletinin tercihlerini, iradesini yargılamışlardır. Her daim bu yanlışı demokrasimizin meşru siyaseti içerisinde hiçbir şekilde meşrulaştırmayacak tavır ve davranışların içine olması gerekenlerin özellikle Türk medyası içinde bazılarının 60’lardan bu yana zaman zaman fırsat bulsalar aynı fikir ve zihniyet doğrultusunda icraat yapar tavırlarını 2019 Türkiye’sinde görüyor olmaktan da üzüntü duyuyoruz.

 

70 yılı aşan bir siyasi birikimimize Türkiye’yi yönetenler sırtını dayayacağına, sırtını dönmesine rağmen bizler bu büyük birikime sırtımızı dayayarak önümüzdeki asırda demokrasimize, hukuk rejimimize, ekonomimize, eğim sistemimize yeni bir boyut kazandırarak yarınlarımızı kucaklamak istiyoruz. Burada sorumluluğun siyasette olduğu aşikardır. Ama bugün her geçen gün işlemeyen demokratik modelimizin,  hukuk modelimizin kademe kademe zedelenmiş fikirler dolayısıyla devlete sadakati zedelediği kaçınılmaz bir olgu olarak önümüzde durmaktadır.

 

Önümüz bayram, akabinde 23 Haziran…  Esnafımızdan çiftçimize, dar gelirli vatandaşımıza, emeklimize, işçilerimize, sanayicimize, ihracatçımıza kadar herkesin, hakikaten Türkiye’de sistematik bir çöküşle karşı karşıya kaldığını söylemek mümkün. İlk üç ay içerisinde toplanan KDV oranı bir önceki yıla oranla yüzde 16 düşmüştür. İlk 4 aylık verilere baktığınızda bütçenin 54 katrilyon civarında bir açık verdiğini görüyoruz.

 

“Yurt dışına refah transfer edecek bir Türkiye hayalini yaşıyoruz”

 

Türkiye’nin kaynaklarının çok uzun süredir istihdam yaratan bir büyüme modelini tercih ederek insanımızın borçlanmayla beraber bir yanda katma değer üreteceği, beraberinde de üreten bir Türkiye olarak dünya ile eklemleneceği, bununla birlikte yurt dışına refah transfer edeceği bir Türkiye hayalini yaşıyoruz.

 

Aklın kılavuzluğunda, yeniden akıl ve liyakat temelinde yaşadığımız 15 Temmuz FETÖ Darbe teşebbüsünün de acı tecrübeleriyle beraber yeniden bu büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tüm vatandaşları için eşit haklara, eşit nimetlere, eşit külfetlere, eşit fırsat eşitliğine sahip olduğu, herkesin hukukundan emin olduğu, geleceğini özgüven içerisinde doğduğu topraklarda arayabildiği bir Türkiye haline getirmek arzumuzdur. Tüm kavgamız, tüm mücadelemiz bundandır.

 

 

Ben tüm olumsuzluklara rağmen, bulunduğumuz coğrafyada her dakika çatışmaların tetiklenebilme riskine rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin bir asırlık tarihi tecrübesiyle beraber, genç cumhuriyetle beraber, milletimizle birlik ve beraberlik, kardeşlik içerisinde, akıl ve azimle bu arzumuzu gerçekleştirebileceğimize inanıyorum.

 

“Bu büyük ülkenin kıymetini bilmek mecburiyetindeyiz”

 

19 Mayıs 1919’un 100. Yıldönümünü hep beraber idrak ettik. Bu anlamlı günlerin, bulunduğumuz coğrafyada akıl çizgisinde emek vererek inşa ettiğimiz bu büyük ülkenin kıymetini bilmek mecburiyetindeyiz.

 

“Aynı gemide olduğumuzu her zaman hatırlamalıyız”

 

Zaman zaman ifade edildiği gibi aynı gemide olduğumuzu Türkiye sıkıntıya düşünce değil, diğer zamanlarda da hatırlamak, nimet ve külfet dengesini siyasette tüm ortak unsurların ortak bir paydada karşılandığı ortak bir siyasi aklı, makul bir siyaseti hakim kılmak mecburiyetindeyiz.

 

“Bu seçim süreci içerisinde olan herkesi sorumlu, sağduyulu davranmaya davet diyoruz”

 

Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçtiği günden bugüne birkaç istisna dışında sandığı zedeleyecek sistematik yanlışlar olmamıştır. Bugün de YSK’nın aldığı bu yanlış karara rağmen yine meşruiyet içinde seçim yapabiliyor olmanın Türkiye’ye bahşettiği olumlu tabloyu yaşatmak adına başta iktidar partisine, mesuliyet noktasında bulunanları, bu seçim süreci içerisinde olan herkesi sorumlu davranmaya, sağduyu içerisinde davranmaya davet diyoruz.

 

“İkinci tur seçime dönüşmüş 23 Haziran seçimlerine katılmama kararı aldık”

 

Demokrat Parti olarak adeta ikinci tur seçime dönüşmüş 23 Haziran seçimlerine hem İstanbul il teşkilatımızda hem yetkili kurullarımızda yaptığımız değerlendirmeler sonucunda katılmama kararı aldık.

 

“Hiçbir siyasi partiye taraf değiliz”

 

Demokrat Parti olarak bu seçimlerde ne bir siyasi partinin kazandıranı ne de bir siyasi partinin kaybettireni olmayacağımızı 31 Mart yerel seçim sürecinde defaten ifade ettik. Milletimizin demokrasiyi içselleştirmiş, feraseti ve sağduyusuyla beraber özgür bireyler olarak bu seçim sürecinde de sağduyu içinde karar vereceğine inancımız tamdır. Bu maksatla Demokrat Parti olarak hiçbir siyasi partiye taraf değiliz.

 

Özellikle Bursa’da yüreklerini, emeklerini, alın terlerini ortaya koyan tüm dava arkadaşlarıma aday olarak burada irade koyan tüm dava arkadaşlarıma bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”

 


Kaynak ( DP )

pendik escort kartal escort